|
Sigorta :
Bir kimse veya kuruluşun belli bir ücret (prim)
karşılığında parayla ölçülebilir menfaatini yasal tanımlar içinde tehlikelerden
oluşacak zararlarını karşılamak üzere yapılan bir anlaşmadır. T.T.K'nin
1263'üncü maddesine göre SİGORTA "Sigorta bir akittir ki, bununla sigortacı, bir
prim(ücret) karşılığında, diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir menfaatini
zarar uğratan bir rizikonun meydana gelmesi halinde tazminat vermeyi yahut bir
veya birkaç kişinin hayat müddetleri sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen
belli bir takım hadiseler dolayısıyla bir para ödemeyi üzerine alır" diye
tanımlamıştır
Sigorta Sözleşmesi :
Sigortalının menfaatini ihlal eden tehlikenin gerçekleşmesi
halinde, tazminat vermeyi veya sigortalının hayatında meydana gelen belli
olaylar üzerinde ödemede bulunmayı taahhüt eder.
* Sözleşme ile her iki taraf birbirlerine karşılıklı olarak
edim yükümlülüğüne altına girer.
* Sigorta sözleşmesini (poliçe) öteki sözleşmelerden ayıran
özellik, sigortacının edim yükümlülüğünün gelecekte belirli olmayan
olgulara(sigorta edilen menfaatin tehlikeye maruz kalmasına) bağlı olmasıdır.
Sigortanın doğuşu:
Bugünkü anlamda sigortaya tam benzememekle
beraber,sigortanın ilk örneklerinin M.Ö. 4500 yıllarında Mısır'da
görüldüğü,buradaki taş yontucularının aralarında sandık olusturarak üyelerinden
birinin ölümü halinde bu sandıktan ölenin ailesine yardım yaptıkları,M.Ö. 2250
yıllarında ise Babil Kralı'nın Darmatha isimli kontrat oluşturduğu,M.Ö.
650-588 yıllarında Atina Kanunlarında ,M.S.200 yıllarında ise Roma hukukunun
aidat karşılığı üyelerine yardımda bulunan teşekküllere imkan tanıdığı
anlaşılmaktadır.
12. yüzyılın sonlarına doğru Kuzey İtalya'da Nakliyat
Sigortaları yapılmaya başlanmıştır.14. yüzyılın başlarında ise yine İtalya'da
sigorta sözleşmesi imzalanmıştır.
15. ve 16. yüzyıllara gelindiğinde ise Avrupa'da Deniz
Sigortaları belli kurallara bağlanmıştır.
İlk örgütlü bugünkü anlamda sigortacılık faaliyetleri ise 17. yüzyılda Londra'da
Thames Nehri kenarında Uzakdoğu'ya gemi ile yük taşımacılığı yapanların uğrak
yeri olan kahvehane işleten Edward Lloyd'un çalışmaları ile başlamıştır. Yangın
sigortalarında ilk uygulama 1680 yılında yine Londra'da başlamıştır.
19. yüzyılın sonlarına doğru endüstriyel faaliyetlerin hız
kazanması nedeniyle doğal olarak sigortacılık da önem kazanmış ve hızlı
gelişmeler kaydetmiştir.
Türkiye de Sigortacılık
Türkiye'de sigorta fikri 1870 yılındaki Beyoğlu yangının
sonucu olarak, yani 19. yüzyılın sonuna doğru gündeme gelmiştir.
Bu tarihten hemen sonra ülkemizde faaliyete başlayan
yabancı sigorta şirketlerinin çalışmaları ilk kez 1916 yılında Sigortacılar
Cemiyeti'nin kurulması ile ciddi bir düzenlemeye tabi tutulmuştur.
Cumhuriyetin ilanından sonra da o güne kadar
Osmanlıca,Fransızca ve İngilizce tanzim edilen sigorta poliçelerinin,Türkçe
tanzim edilmesi zorunluluğu getirilmiştir.
SİGORTALANABİLİR MENFAAT
Sigorta sözleşmesinin önemli bir unsuru menfaattir. Aslında
sigorta güvencesi altına alınan mal veya can değil bunların üzerindeki
menfaatlerdir. Bir malı: kiracı, rehinli, alacaklı malik gibi o mal ile çeşitli
hukuki ilişkisi bulunan kişiler sigorta ettirebilirler. Bir hasar halinde
sigorta tazminatı ödenirken bu ilişkiler göz önünde bulundurulur.
Menfaat ilişkisi :
Ekonomik maddi olmalıdır.
Para ile ölçülebilmelidir.
Yasal olmalıdır.
Menfaaatin ekonomik olması, para ile ölçülebilir olması
aynı şey değildir. Öyle ekonomik olduğu bilinen menfaatler vardır ki para ile
ölçülmesi mümkün değildir. Örneğin; değerli bir ressamın tablosunun mutlaka
maddi bir değeri vardır, para ile ölçmeye kalktığınızda belli bir meblağ
üzerinde anlaşmak mümkün olmayabilir. Sigortalanabilir menfaatin meşru olması
gerekir. Meşru olmayan yani yasalara aykırı işlemler sonucu doğacak menfaatler
sigortalanamaz. Örneğin; kaçak bir malın nakliyat sigortasının yapılması mümkün
değildir.
RİZİKO
Riziko; karşılaşılması muhtemel bir tehlikedir. Sigortanın asıl amacı
fertlerin hayatta karşılaşmaları muhtemel risklere karşı teminat verilmesidir.
Sigorta ile tesadüfen oluşan zararlar önceden alınan tedbirlerle bertaraf
edilmiş olur. Riziko, gelecekte olası, belirsiz ve meşru olmalıdır.
SİGORTA BEDELİ
Sigortalının beyan ettiği ve poliçede yazılı olan meblağdır. Sigorta bedeli,
hasar halinde sigortacının ödeyebileceği en yüksek tazminat miktarını ifade
eder. Sigorta bedeli ile sigorta değerinin birbiriyle karıştırılmaması gerekir.
SİGORTA DEĞERİ
Sigorta değeri, sigorta yapılan kıymetlerin günün piyasa şartlarına uygun
rayiç değeridir. Hasar halinde sigortalının tazminatını tam alabilmesi için
ideal olan SİGORTA BEDELİ=SİGORTA DEĞERİ halidir.
SİGORTA TAZMİNATI
Sigorta tazminatı; hasarın gerçekleşmesi halinde sigortacının ödeyebileceği
meblağa denir. Bir sigorta tazminatına hak kazanabilmek için gerçekleşen riziko
ile meydana gelen hasar arasında doğrudan ilişkisi olması gerekir. Tazminatın
ödenmesinde iki önemli problem vardır.
1- EKSİK SİGORTA : Sigorta bedelinin sigorta değerinden az olması durumudur.
Eğer sigorta bedeli gerçek değerinin altında gösterilmiş ise eksik sigorta var
demektir.
ÖRNEK:
Sigorta Bedeli =10.000.000 TL.
Sigorta Değeri=20.000.000 TL. ise meydana gelecek 4.000.000.TL.lik hasarda
2.000.000.TL. ödenecektir.
Çünkü malın tamamı değil yarısı sigortalanmıştır.
Eksik sigortada, sigortalı malın hasara uğraması halinde :
a) Tam hasar maydana gelmişse, poliçede yazılı olan bedel tazminat olarak
ödenir.
b) Kısmi hasarda ise
Tazminat = Hasar x (Sigorta bedeli) /Sigorta Değeri formülü ile hesaplanarak
ödenir.
2- ASKIN SİGORTA :
Sigorta bedelinin, sigorta değerinden fazla olması haline askın sigorta adı
verilir. Bu durumda sigortalı ödemesi gerekenden fazla prim ödemesinde bulunur.
Hasar halinde tazminat gerçek değeri ne ise onun üzerinden ödenir, fazladan
alınan primler sigortalıya iade edilir. Eğer hasar meydana gelmezse, büyük
olasılıkla aşkın sigortanın farkına varılmaz ve sigortalı fazla prim ödemiş
olur. İster eksik sigorta, isterse aşkın sigorta olsun iki durumda da
sigortalının zararı söz konusu olacağından, sigorta bedeli hesaplanırken çok
dikkatli olunmalıdır.
3- MUTABAKATLI DEĞER SİGORTASI :
Herhangi bir hasar halinde sigorta bedeli nedeniyle, sigortalı ile sigortacı
arasında bir anlaşmazlığın çıkmaması için bilhassa büyük değerli poliçelerde,
teminat altına alınacak rizikonun sigorta değerinin, yapılacak bir ön ekspertiz
ile tespit edilmesi ve tesbit edilen bu değer üzerinde sigortalı ile
sigortacının mutabık kalması zorunludur. Mutabık kalınan bu duruma bir hasar
halinde iki tarafta itiraz edemez.
SİGORTA PRİMİ :
Sigortacının hasar halinde ödeyeceği tazminata karşılık olarak sigorta
ettiren tarafından peşinen veya taksitle ödenen ücrettir. Bu ücret; teknik
olarak hesaplanan prime, masrafla komisyonlar kar gibi unsurların eklenmesiyle
bulunur.
SİGORTA SÖZLEŞMESİNİN KURULUŞU:
SİGORTA TEKLİFİ : Sigortacılıkta genellikle sigortacı tarafından sigorta
ettirene sigorta edilecek rizikonun içeriği hakkında bilgi edinebilmek için
önceden hazırlanmış bir soru listesi verilir. Bu listeye uygulamada Sigorta
Teklifi adı verilmektedir.
POLİÇE : Sigortacı ile sigortalı arasında sigorta sözleşmesinin (akdinin)
yapılmış olduğunu ve sözleşme şartlarını gösteren bir belgedir. Sigorta akdinin
başlaması için poliçenin düzenlenmesi şart değildir. Poliçe bir ispat
vasıtasıdır.
SİGORTA SÖZLEŞMESİ : Tarafların karşılıklı ve birbirlerine uygun bir
şekilde rızalarını beyan etmeleri ile gerçekleşen bir sözleşmedir.
Bu sözleşmede; sigortacının sorumluluğunun başlaması için,
sigortalının mutlaka prim ödemesi gerekir. Prim taksitle ödenmesi
kararlaştırılmışsa sorumluluğun başlaması için primin bir kısmını ödemiş olması
da yeterlidir.
SİGORTACININ YÜKÜMLÜLÜKLERİ
Sigortacı, sigorta sözleşmesinde taahhüt edilen tazminatı ödemekle yükümlüdür.
Hasar tazminatı kural olarak nakden ve defaten ödenir. Anlaşmazlık halinde
yenisi sağlanarak da hasar karşılanabilir. Hayat Sigortalarında toplu ödeme ve
gelir bağlama şeklinde tazminat ödemesi yapılır.
Halefiyet ve rücu hakları : sigorta şirketleri hasar
tazminatını ödedikten sonra doğan "rücu" hakkını kullanarak zarara sebep olana
ödetme yoluna giderler. Sigortacının, yasal olarak ödediği tazminat tutarınca
sigortalısının yerine geçmesi ve onun haklarını koruması "halefiyet hakkı" adı
verilir. Halefiyet hakkı, zarar verenle sigortacıyı karşı karşıya bırakır.
Sigortalı, zarar verenden, sigortacı tarafından tazmin edilen aynı zarar ziyan
için ikinci kez tazminat isteme yoluna gidemez. *Sigorta poliçesi düzenleme ve
verme yükümlülüğü
SİGORTALININ YÜKÜMLÜLÜKLERİ
Prim ödeme yükümlülüğü : Sigorta sözleşmesi yapılır
yapılmaz saptanan prim tutarı veya taksitle ödeme şartı koyulmuşsa ilk taksiti
sözleşme anında ödenmelidir.
Sigorta ettirenin ihbar yükümlülüğü : Sigorta ettiren kimse
sözleşme yapılırken gerekli olan bilgileri, malını mülkünü, malı ile arasındaki
menfaat ilişkisini teklif name denilen soru formu ile sigortacıya açıklamakla,
sigorta müddeti içindeki değişiklikleri bildirmekle ve hasar olduğunda şirkete 5
gün içinde ihbar etmekle yükümlüdür.
Koruma önlemleri alma yükümlülüğü : Sigortalı hasarı
önlemeye ve azaltmaya yarayacak tüm önlemleri almakla yükümlüdür.
Sigortalının muayene ettirmeye izin verme yükümlülüğü:
Sigortalı gerek sigortalanan menfaatin konusu olan malın değerini araştırmak
için gerekse hasar anında ödenecek tazminatın tespit edilebilmesi için malının
muayenesine izin vermekle yükümlüdür.
SİGORTA SÖZLEŞMESİNİN (AKDİNİN) SONA ERMESİ
Sigorta sözleşmesi :
a) Poliçenin bitim tarihinde,
b) Bazı sigortalarda rizikonun gerçekleşmesiyle,
c) Sözleşmenin feshedilmesiyle sona erer.
a) Sigorta sözleşmesi, poliçenin bitim tarihinde sona erer.
Ancak Yangın, Kasko, Trafik, Hırsızlık, Ferdi Kaza gibi süreli nitelikteki
poliçelerde, sürenin bitmesinden bir ay önce şirket yeni poliçe veya tecditname
hazırlayarak acentelerine gönderir.
b)Tam ziya hallerinde veya bir kereye özgü, poliçelerde
rizikonun gerçekleşmesiyle akit sona erer. Örneğin, bir binanın tümüyle yanması
bir nakliyat poliçesi konusu olan kamyonun devrilmesiyle malların hasarlanması
gibi durumlarda sözleşme sona erer.
c) Sigorta sözleşmesi karşılıklı rıza ile feshedilebilir.
Bundan başka sigortalının iyi niyet ilkesine uymaması, prim ödememesi halinde,
diğer taraf sözleşmeyi feshedebilir. Ayrıca rizikonun geri kalan bölümü için
tazminat ödenmesinden önce sözleşme feshedilir.
ZEYLNAME : Poliçe yapılacak herhangi bir değişikliği
belgeleyen sözleşme metnidir. Sigorta sözleşmesinin koşulları her iki taraf
arasında yapılacak bir anlaşma ile değiştirilebilir. Sigorta konusunu oluşturan
mal bir başkasına satılabilir, adresi değiştirilebilir veya rizikoyu
ağırlaştıran bir değişiklik meydana gelebilir. Sigortacı akdi fesh ettiği
takdirde işlemeyen sigorta süresine ait primleri sigortalıya iade etmek
zorundadır. Sigorta akdi bakımından zaman aşımı süresi iki yıldır, yani sigorta
sözleşmesinden doğan hak ve talepler iki yılda zaman aşımına uğrar. Zeylname ait
olduğu poliçenin süresi kadar yürürlükte kalır.
TECDİTNAME (YENİLENEME) : Tecditname poliçenin yenilendiğini gösterir bir
belgedir. Tecditname ile yenilenen poliçe, eski poliçede bulunan hususlar aynen
yer alır. Ancak sigortalı istediği takdirde sigorta bedelinde veya diğer
konularda değişiklik yapabilir.
REASÜRANS : Sigorta şirketleri teminat verdikleri rizikoların anlaşması
yoluyla önceden belirlenmiş bir kısmını prim karşılığında başka sigorta
şirketlerine devreder ki bu işleme reasürans adı verilir.
SİGORTA TÜRLERİ
A-ÇİFTE SİGORTA : Sigortanın amacı meydana gelecek
hasarların ödenmesidir. Bu ödeme hiçbir zaman haksız kazanca yol açmamalıdır.
Diğer bir ifadeyle sigorta ne sigortacı için haksız suretle zenginleşme aracı
değildir. Bu nedenle sigortalı aynı rizikoyu birden fazla sigorta şirketlerine
sigorta ettirerek hasar halinde her sigorta şirketinden tazminat alamaz.
B-KISMİ SİGORTA : Sigorta olunan mefeatın değerinin tamamı önceki
mukavele ile temin edilmemişse bu menfeat geri kalan değerine kadar bir veya
birkaç defa daha sigorta ettirebilir. Bu taktirde o menfeati sonradan sigorta
eden sigortacılar değer bakiyesinden dolayı mukavelelerin tarihi sırası ile
mesul olurlar. Aynı günde yapılmış olan mukaveleler aynı anda yapılmış sayılır.
C-MÜŞTEREK SİGORTA : Bir menfaat birden çok
sigortacı tarafından aynı zamanda ve aynı rizikolara karşı sigorta olunan
menfaatin değerine kadar mutaber tutulur. Bu taktirde sigortacılardan her biri
sigorta bedellerinin toplamına nazaran sigorta ettiği bedel nispetinde mesul
olur.
SİGORTA ARACILARI
1-SİGORTA ACENTESİ : Sigorta şirketleri sigortalama
işini yada doğrudan doğruya veya acenteleri kanalıyla yapar. Acenteler gerçek
veya tüzel kişi olabilirler. 01.01.1995 tarihinde yürürlüğe giren acenteler
yönetmeliğine göre acenteler üç grupta toplanmaktadır.
a) Sözleşme yapma ve pirim tahsil etme yetkilerine sahip
sigorta acenteleri,
b) Sözleşme yapma yetkisine sahip olmayan ancak pirim tahsil etme yetkisine
sahip olan sigorta acenteleri
c)Hem sözleşme yapma hem pirim tahsil etme yetkilerine sahip olmayan sigorta
acenteleridir.
2-PRODÜKTÖR : Herhangi bir sigorta şirketinde doğrudan istihdam
edilmeyen, aracı sıfatıyla çeşitli sigorta branşları hakkında sigorta olmak
isteyenlere bilgi vererek sigorta sözleşmesinin şartlarını tartışma ve
tehlikenin konu ve özelliklerine göre sigorta teklif namesi hazırlama yetkisine
haiz ve girişimlerinin sonucu olarak komisyon almak suretiyle iş temin eden
gerçek veya tüzel kişilere denir.
3-BROKER : Sigorta ve Reasürans piyasanın
özel profesyonel aracılarına denir. Gerçek veya tüzel kişi olabilen brokerler
hem sigortacı hemde sigortalı adına hareket ederler.
SİGORTA EKSPERİ : Güvence altına alınmış rizikonun gerçekleşmesiyle
meydana gelen zarar ve hasarı belirlemek üzere faaliyette bulunan uzman kişilere
denir.
Sigorta eksperi etki altında kalmayan, tarafsız,
sigortacılık ve hasar konusunda yeterli teknik bilgiye sahip kişilerdir.
SİGORTA ÇEŞİTLERİ :
Sağlıklı Konut Sigortası
Mal Taşıma Sigortası
Sağlıklı İşyeri Sigortası
Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası
Akaryakıt Paket Poliçesi
Tekne Sigortası
Yangın Sigortaları
Yat Sigortası
Makine İşletenleri Sorumluluk Sigortası
İnşaat Sigorta
Gemi Tamircileri Sorumluluk Sigortası
Makine Montaj Sigortası
Elektronik Cihaz Sigortası
İşveren Mali Sorumluluk Sigortası
Makine Kırılması Emniyeti Suistimal Sigortası
Leasing All Risks Sigortası Ürün Sorumluluk Sigortası
Cam Kırılması Sigortası Oto Sigortası (Kasko)
Mesleki Sorumluluk Sigortası
İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası
Otel Mali Sorumluluk Sigortası
Ferdi Kaza Sigortası
Uçak-Helikopter Sigortası
Motorlu Araç Mali Sigortası
Asansör Mali Sorumluluk Sigortası
Sorumluluk Sigortası
3.Kişi Mali Sorumluluk Sigortası
Okul Servis Aracı Zorunlu Sigortası
Koltuk Ferdi Kaza Sigortası
Sağlıklı Aile Poli Sigortası
Otobüs Zorunlu Koltuk Sigortası
Sağlıklı İşyeri Poli Sigortası
Tüpgaz Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası
Poli Poliçe Otel Sigortası
Tehlikleli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası
Hırsızlık Sigortası
Taşınan Para Sigortası
Bagaj Sigortası
KASKO :
Kasko
araç sahibinin karayolunda aracına gelebilecek zararlardan dolayı aracını bir
sigorta şirketi ile güvence altına almasıdır.Sigortalının aracı trafik
kazası,çalınma ,başkası tarafından araca zarar verilmesi gibi nedenlere karşı
güvence altına alınır.Genelde kasko sigortaları ülkemiz sınırları içerisinde
geçerlidir.Yurt dışında geçerli olan kasko sigortası yapan şirketlerde
vardır.Milyarlar sayıp binbir güçlükle aldığımız araçlarımızı güvence altına
almak;daha sonra kafamızı duvarlara vurmamak istiyorsak araçımızı hemen
kaskolattırmalıyız.
KASKO YAPTIRIRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR :
Fiyatın öncelikli tercih olarak dikkate alınmaması gerekir.Hasarı en çabuk ve eksiz
ödeyen firmaların tercih edilmesi gerekir.
Poliçede belirtilen araç değeri,aracınız yeni ise anahtar teslim fiyatı,kullanılmış ise
piyasa fiyatı ile aynı olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir
Ferdi Kaza Sigortası ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasından verilen teminatlara ve
ödenecek prime dikkat edilmesi gerekiyor.Piyasada primi düşük göstermek amacıyla
bu teminatlar düşük tutuluyor.
Poliçedeki genel ve özel şartların iyi okunması gerekiyor.Grev,lokavt,deprem,sel gibi teminatların bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerekiyor.
Teminatlar dışında dikkat edilmesi gereken diğer bir konu ise primlerin ödeme tarihleri.Çünkü poliçede yazılı tarihlerden itibaren 15 gün içinde prim taksisi ödenmediği takdirde,sigorta teminatı durduruluyor.Bu tarihten sonra meydana gelecek hasarlar ise ödenmiyor.
Prim taksitleri acentelere veya şirketlere elden yatırıldığında karşılığında mutlaka makbuz alınması gerekiyor
Poliçenin enflasyona karşı endeksli olup olmadığına dikkat etmek gerekiyor.
Hazine müsteşarlığı tarafından her üç ayda bir belirlenen ve şirketlere bildirilen araç kasko değeri esas alınarak,kasko poliçesinin düzenletilmesi gerekiyor.
KAZA SONRASI YAPILMASI GEREKENLER:
Kaza sonrası otomobiller hareket ettirilmeden ilgili trafik şubelerine haber vermek ve trafik polislerinin zabıt tutmalarını beklemek gerekiyor.(Eğer kaza bölgesinde trafik şubeleri yerine jandarma varsa,jandarmalar zabıt tutuyor)
Alkol muayenesi yapılması gerekiyor.
Sürücünün kazanın meydana geldiği yerden veya tutanaklar tutulduktan ve araç tamirhaneye çekildikten sonra sigorta şirketlerine haber vermesi gerekmektedir.
Bu işlemler sonrasında sigorta şirketi hasarın bedel tespiti için eksper gönderir.Eksperin hasar tespit çalışmaları sırasında hasar dosyasının tamamlanması ve para alınabilmesi için tutulan tutanağın tasdikli örneğini,alkol
muayenesi örneğini ve aracın ruhsatının fotokopilerini tamin etmesi gerekiyor.
Aracınızın hasarlı durumunu gösteren fotoğrafları çektirmesi gerekiyor.
|